ANONİM ŞİRKETTE YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN ŞİRKETLE İŞLEM YAPMA YASAĞI

ANONİM ŞİRKETTE YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN ŞİRKETLE İŞLEM YAPMA YASAĞI

ANONİM ŞİRKETTE YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN ŞİRKETLE İŞLEM YAPMA YASAĞI HAKKINDA

-HUKUK BÜLTENİ-

                                               BÜLTEN TARİHİ: 30.04.2020

1. GİRİŞ

Anonim şirkette yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapma yasağı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 395/1 hükmünde düzenlenmiştir. Madde hükmü gereği yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz. Yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapma yasağı Eski TTK m. 334 hükmünde düzenlenmekteydi. Mevcut madde hükmündeki en büyük değişiklik eski madde hükmünde yer alan “şirket konusuna giren ticarî bir muamele” ifadesinin yer almamasıdır. Bu husus madde gerekçesinde[1]Değişikliklerden birincisi mevcut metinde yer alan “şirket konusuna giren ticarî bir muamele” ibaresidir. Bu ibare hükmü gereksiz yere daraltmakta, yorum güçlüklerine sebep olmaktadır…” denilerek belirtilmiştir. Yeni düzenleme uyarınca, söz konusu işlemin artık şirketin konusuna girip girmediği ve ticari olup olmadığının önemi yoktur[2].

2. YASAK KAPSAMINDAKİ KİŞİLER

Şirketi temsile yetkili olmasalar dahi bütün yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapmaları yasaktır[3]. Belirtmemiz gerekir ki yönetim kurulu üyesinin hem kendi adına hem de başkasını temsilen anonim şirketle işlem yapması yasak kapsamına girmektedir. Temsil ilişkisi gereği bütün hak ve borçlar temsil olunan yönetim kurulu üyesinin şahsında doğacağından yönetim kurulu üyesinin atadığı “iradi temsilci” nin şirketle işlem yapması da yasak kapsamında nitelendirilmektedir[4]

Anonim şirketi temsile yetkili olan murahhas müdürler de yasak kapsamındadır[5]. Söz konusu maddenin öngörülme amacı muhtemel menfaat çatışmalarını engellemek olduğundan, murahhas müdürün de anonim şirketle muhtemel menfaat çatışması yaşayabileceği kabul edilmektedir[6].

3. YASAK KAPSAMINA GİREN İŞLEMLER

Yukarıda da belirttiğimiz gibi TTK m. 395/1 hükmünde eski düzenlemeden farklı olarak “şirket konusuna giren ticari işlem” ifadesine yer verilemeyerek yasağın kapsamı genişletilmiştir. Şu halde, TTK m. 395/1 değerlendirildiğinde, yönetim kurulu üyesinin anonim şirketle işlem yapma yasağının kapsamına ister ticari olsun, ister şahsi olsun her türlü işlem girmektedir[7]. Ancak hemen belirtelim ki, yönetim kurulu üyesi ve ortaklık arasında yapılmasına rağmen bazı işlemler TTK m. 395/1 hükmünün kapsamına girmez[8]. Bu çerçevede yönetim kurulu üyesinin şahsi ihtiyaçlarını karşılamak için bir hizmet veya ürünü satın almak amacıyla şirketle yaptığı tüketici sözleşmesinin kural olarak bu yasağı ihlal ettiği söylenemez[9]. Ancak özellikle yönetim kurulu üyesine özel menfaat sağlayan tüketici sözleşmelerinin yasak kapsamında değerlendirilmesi gerekir[10]. Aynı zamanda hükmün konulma amacı güdülerek bir yorum yapıldığında, borçlar hukukundaki temsilcinin kendisiyle işlem yapmasına ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması ve en azından borsada kayıtlı olan veya cari fiyatı olan veya koşulları pazarlık konusu yapılamayan işlemlerin bu yasak kapsamında değerlendirilmemesi gerekir[11]. Çünkü bu durumlarda şirketin işlemi yönetim kurulu üyesiyle veya üçüncü bir kişiyle yapması arasında herhangi bir farklılık bulunmamaktadır[12]. Bununla birlikte şirket menfaatine ters düşmeyen, şirketi zarara uğratmayan durumlar şirketin menfaatini koruma amacı taşıyan hükmün yasak kapsamının dışında olduğu kabul görmektedir[13]. Örneğin; şirketin bir borcunun ifası veya şirkete yapılan karşılıksız kazandırmalar şirketin çıkarını zedelemediği için yasak kapsamında kabul edilemez[14].

4. GENEL KURUL KARARI İLE YASAĞIN KALDIRILMASI

TTK m. 395/1 hükmü ile birlikte mutlak bir yasak öngörülmemiştir[15]. Genel kurul yasak işlemlerinin yapılmasına izin verebileceği gibi, icra olunmuş somut bir işleme icazet de verebilir. Genel kurulun bu izni genel olarak belirli yönetim kurulu üyelerine vereceği gibi yönetim kurulu üyelerinin tamamına da verebilir[16]. Genel kurulun bu yetkisi devredilemez nitelikte bir yetkidir. Kanun koyucu bu hususta özel yetersayılar öngörmediğinden, genel kurul söz konusu yetkisini kullanırken, TTK m. 418 hükmünde öngörülen olağan yetersayılarla karar alır[17]. Yönetim kurulu üyesi aynı zamanda şirket ortağıysa bu durumda TTK m. 436/1 hükmü gereği genel kurulda izin kararı verilen oylamada oy kullanamaz[18].

Genel kurul tarafından verilecek icazetin açık olarak verileceği gibi zımni olarak da verilebileceği Yargıtay kararlarında kabul edilmiştir. Bu husus ilgili Yargıtay kararında[19] “…şirketle işlem yapma yasağına şirketçe önceden izin verilebileceği gibi sonradan da bu işleme icazet verilerek geçerlik tanınabilir. İcazet açık olabileceği gibi zımni de olabilir…” denilerek belirtilmiştir.

5. YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN ŞİRKETLE İŞLEM YAPMASININ HUKUKİ SONUÇLARI

Yukarıda da belirttiğimiz gibi genel kurul yasak kapsamında olan ve icra olunmuş somut bir işleme icazet verebilir. Anonim şirket genel kurulunun işlemi onaması halinde işlem baştan itibaren geçerli bir şekilde hüküm ve sonuç doğurmaktayken işlemi onamaması halinde ise söz konusu işlem “kesin hükümsüz” kabul edilmektedir[20]. Bu sebeplerle söz konusu işlemleri, borçlar hukukundaki genel temsil hükümleri çerçevesinde “askıda hükümsüz” ve genel kurul kararını da “temsil olunan” konumundaki ortakların, başka bir deyişle, genel kurulun onaması olarak nitelendirmek uygundur[21]. Yapılan işlem askıda hükümsüz olmakla birlikte şirket işlemin kendisi yönünden geçersiz olduğunu ileri sürebilir[22]. Yönetim kurulu üyesinin ise bunu ileri sürebilme imkânı yoktur[23]. Bununla birlikte öğretide bir görüş yapılan işlemin “iptal edilebilir” nitelikte olduğunu savunmaktadır. İlgili görüşün savunucuları TTK m. 395/1 hükmünde değinilen “batıl” ifadesini, söz konusu işlemin baştan itibaren “hükümsüz, geçersiz” olduğu şeklinde değil de, “iptal edilebilir” şeklinde anlaşılması gerektiğini iddia etmektedir[24]. Aynı zamanda işleme genel kurul icazet vermezse işlemin iptalinin ancak mahkeme kararı ile mümkün olduğu bu görüşün savunucuları tarafından iddia edilmektedir[25].

Şirketin, yasak kapsamında yapılan işlemden zarar görmesi halinde şirketin bu yüzden gördüğü karşılanmayan zararlar için yasağı ihlal eden yönetim kurulu üyesini TTK m. 553 hükmü gereğince sorumlu tutabilir[26]. Aynı zamanda şirket tarafından yönetim kurulu üyesine yapılan işlem kapsamında birtakım ödemeler yapıldıysa bu ödemeler “sebepsiz zenginleşme” hükümler kapsamında geri istenebilir[27].

6. SONUÇ

Eski düzenlemede anonim şirkette yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapma yasağına getirilen sınırlama, “şirket konusuna giren ticari bir muamele” ifadesine TTK m. 395/1 hükmünde yer verilmemesi ile birlikte kaldırılmış ve yasak kapsamı genişletilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin şahsi işlerinde de menfaat çatışması meydana gelebileceğinden yapılan düzenleme isabetlidir. Bu yasak anonim şirket gelen kurulu kararı ile kaldırılabildiğinden mutlak bir yasak değildir. Özetle bu yasağın şirket menfaatlerini korumak amacıyla getirildiğini, temsile yetkili olsun ya da olmasın tüm yönetim kurulu üyelerinin ve murahhas müdürlerin şirketle yapacağı “ticari” ve “şahsi” işlemleri kapsadığını söylememiz mümkündür.

Saygılarımızla

Forensis Hukuk Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için bir hukuk bürosuyla bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz.


[1] Gerekçe, m. 395.

[2] Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, 5. Baskı, Ankara 2017, s. 492.

[3] Bilgili, Fatih ve Demirkapı, Ertan, Şirketler Hukuku, 9. Baskı, Bursa 2013, s. 394.

[4] Alper, Gizem, “Yönetim Kurulu Üyesinin Şirketle İşlem Yapma Yasağı”, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 12, Haziran 2013, s. 49.

[5] Pulaşlı, s. 492.

[6] Alper, s. 52.

[7] Alper, s. 53.

[8] Şener, s. 417.

[9] Şener, s. 417.

[10] Şener, s. 417.

[11] Alper, s. 53.

[12] Şener, s.417.

[13] Kutgi Taşan, Ayşe Selcen, “Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin Yükümlülükleri ve Tabi Olduğu Yasaklar”, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Güz 2018, s. 166.

[14] Kutgi Taşan, s. 166.

[15] Şener, s. 417.

[16] Kutgi Taşan, s. 165.

[17] Şener, s. 417.

[18] Şener, s. 417.

[19] Yarg. 11. HD., T. 16.10.2018, E. 2017/11-51, K. 2018/428 (Kazancı, Erişim Tarihi: 29.04.2020)

[20] Alper, s. 56.

[21] Alper, s. 56.

[22] Bilgili, Demirkapı, s. 395.

[23] Bilgili, Demirkapı, s. 395.

[24] Pulaşlı, s. 493.

[25] Alper, s. 56.

[26] Kutgi Taşan, s. 167.

[27] Kutgi Taşan, s. 167.