HAKSIZ REKABETE İLİŞKİN DÜZENLEMELERİNİN ÖNEMİ VE UYGULAMADAKİ YERİ

Forensis Hukuk Konkordato, Enerji, Şirketler, Ticaret, Aile Anayasası, İcra-İflas, Gayrimenkul, İş Hukuku alanlarında uzman avukatlarla hizmetinizdedir.

HAKSIZ REKABETE İLİŞKİN DÜZENLEMELERİNİN ÖNEMİ VE UYGULAMADAKİ YERİ HAKKINDA

- HUKUK BÜLTENİ -

 

BÜLTEN TARİHİ: 16/01/2020

Rekabet ortamının düzgün bir şekilde işlemesi, sadece tüketiciler bakımından değil, pazarda yer alan müşteriler ve rakipler gibi diğer aktörler ve hatta ekonomik yapının gelişmesi için de oldukça önemli bir husustur. Bu sebeple Devlet, rekabetin düzgün bir şekilde işlemesini garanti altına almak için çeşitli düzenlemeler getirme ihtiyacı hissetmiştir.

Rekabet ortamının düzgün bir şekilde işlemesini temin etmek amacıyla hukukumuzda iki ana düzenleme yer almaktadır. Bunlar, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hukukuna ilişkin hükümlerdir. Her iki kurumun da genel amacı rekabetin korunması olmakla birlikte, meseleye yaklaşımları farklılık arz etmektedir.

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, sadece rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamalar ile hakimiyetin kötüye kullanılmasına yönelik faaliyetleri denetlemekte ve engellemekteyken; haksız rekabete ilişkin kurallar genel nitelikli ve daha geniş alanlarda uygulanan hükümler içermekte ve rekabet hakkının dürüstlük kuralına (TMK m. 2) uygun bir şekilde kullanılmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu anlamda haksız rekabet hukuku mikro anlamda eylemleri düzenlemekteyken Rekabetin Korunması Hakkında Kanun daha geniş bir perspektiften meseleyi ele almaktadır.

Haksız rekabet teşkil eden eylemler, pazarın ve rekabet ortamının işleyişini bozup, rakiplerin kendi emeklerinin çok üzerinde haksız kazanç sağlamalarına neden olduğu için yasaklanmaktadır. Zira düzgün işleyen bir rekabet ortamında herkesin, kendi sarf ettiği emeğinin karşılığını alması gerektiği kabul edilmektedir.

TTK m. 54’te haksız rekabet hukukuna ilişkin genel nitelikte bir düzenleme yapılmış olup haksız rekabetin amacını ve ilkesini ortaya koymaktadır. TTK m. 55’te ise uygulamada sıklıkla karşılaşılan haksız rekabet halleri örnekseme yoluyla gösterilmektedir. Bu hükümler, Türk Ticaret Kanunu’nun uygulamada en sık başvurulan ve yargı kararlarına en fazla konu olan maddelerinin başında gelmektedir. Dolayısıyla haksız rekabet hukukuna ilişkin ciddi bir içtihat birikimi olup, Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatları ile kurum şekillenmiştir. Bu itibarla haksız rekabet davalarında uzmanlık ve yetkinlik ayrı bir yere sahiptir. Zira bir eylemin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin kanun hükümleri ve içtihatlar doğrultusunda isabetli bir şekilde ortaya konulması, bu tür davaların can alıcı noktasını oluşturmaktadır.

Haksız rekabet neticesinde açılabilecek birden fazla dava çeşidi bulunmaktadır. Haksız rekabet teşkil eden eylem sebebiyle menfaati zedelenen kişi

  • haksız rekabetin tespitini,
  • men’ini ve
  • haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını talep edebileceği gibi
  • maddi ve manevi tazminat taleplerinde

bulunması da mümkündür. Açılacak davaların doğru bir şekilde tespit edilmesi ve talep sonucunun dikkatlice belirlenmesi bu tür davalarda azami dikkat edilmesi gereken hususların başında gelmektedir.

Haksız rekabet teşkil eden eylemlerin aynı zamanda cezai yaptırıma bağlanmış olup, bu durum kurumun caydırıcılık kazanması bakımından önemlidir. Bu itibarla haksız rekabet içeren bir eylemle ilgili fail iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır (TTK m. 62). Haksız rekabetin cezai müeyyidelerle sağlamlaştırılması, kuruma verilen önemi de ortaya koymaktadır.

Haksız rekabete ilişkin davalarda istenilen sonuçların alınması, bu konuda ciddi bir çalışmanın yapılması ile mümkündür. Zira Yargıtay’ın uzun yıllardan beri konuyla ilgili içtihatları birikmiş olup, bu konuda daha seçici davrandığı görülmektedir. Yapılacak çalışmalar, alanında uzman avukatlar aracılığıyla yürütülerek, hak kaybı yaşanmasının önlenmesi en doğru çözüm olacaktır.

Saygılarımızla

Forensis Hukuk Bürosu

 

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için Büromuzla bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz.

 

Bültene PDF formatında ulaşmak için tıklayınız...