ŞİRKETLERDEKİ TIKANMA (DEADLOCK) HALLERİNE AİLE ANAYASASININ GETİREBİLECEĞİ ÇÖZÜMLER

ŞİRKETLERDEKİ TIKANMA (DEADLOCK) HALLERİNE AİLE ANAYASASININ GETİREBİLECEĞİ ÇÖZÜMLER

ŞİRKETLERDEKİ TIKANMA (DEADLOCK) HALLERİNE AİLE ANAYASASININ GETİREBİLECEĞİ ÇÖZÜMLER

-HUKUK BÜLTENİ-

                                               BÜLTEN TARİHİ: 04/05/2020

I- GİRİŞ

Aile şirketlerinin kurumsallaşmasının temelinin, aile bireylerinin şirketlerdeki görevlerini ve işlevlerini belirleyen, hâkimiyet altında bulundurulan bu şirketlerin ekonomik adımlarının planlanıp gerekli kararların alınmasını sağlayan, nesil aktarımı ve miras paylaşımında kurallar koyan, şirketlerde profesyonellerin varlığını garanti altına alan bir aile anayasasının olduğunu belirtmiştik[1]. Bu Bülten’de de aile şirketlerinde aile mensupları arasındaki anlaşmazlıklar gibi çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilecek olan tıkanma veya kilitlenme (deadlock) olarak adlandırılan hallerde, aile anayasasının getireceği çözümler üzerinde duracağız.

II- TIKANMA (DEADLOCK) NEDİR?

Tıkanma (deadlock) ortaklar arası görüş ayrılıkları, anlaşmazlıklar, husumetler ve hatta kavgalar sebebiyle aile şirketlerinin karar alma mekanizmalarında yaşanan ve belirli bir süre boyunca devam eden karar alamama problemleri olarak tanımlanabilir. Bu durum anonim şirketlerde genel kurul ve yönetim kurulu, limited şirketlerde ise genel kurul ve müdürler kurulunda karar alınması için gerekli yeter sayıların sağlanamaması şeklinde tezahür etmektedir.

Genel kurulda kilitlenme anonim şirket genel kurulunun TTK m. 418 ve 421’de öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarının sürekli olarak tesis edilememesi şeklinde görülebilir. Bunun yanında toplantı yeter sayıları tesis edilse yani pay sahipleri genel kurula katılsa bile, bu sefer olumlu ve olumsuz oyların eşit sayıda olmasından kaynaklı olarak karar alınamaması durumu ile de karşılaşılabilir. Örneğin, dört kardeşin eşit paya sahip olduğu bir aile şirketinde, genel kurulda iki kardeşin olumlu oyuna karşılık diğer iki kardeşin olumsuz oyu ile genel kurul karar alamaz pozisyona gelmektedir.

Tıkanma (deadlock) yönetim kurulunda da gerçekleşebilir. Üyelerin verdikleri olumlu ve olumsuz oyların sayısı eşit olduğunda TTK m. 390/I’in aradığı çoğunluk sağlanamadığından karar alınamaz. TTK m. 390/III’e göre “Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır.”  Yani TTK sisteminde oylar eşit olduğu hallerde öneri reddedileceğinden nihai olarak karar alınamamış olacaktır. Bu durum da şirketin tüm yönetim ve temsil işlerini yürüten organ olarak yönetim kurulunun işlevini yerine getirememesini sonuçlamaktadır.

III- TIKANMA (DEADLOCK) KARŞISINDA AİLE ANAYASASININ GETİREBİLECEĞİ ÇÖZÜMLER NELERDİR?

Tıkanma (deadlock) durumu genellikle uzun süre devam ettiği ve çoğu durumda şirketi işlemez hale getirip zarara sürüklediği için aile anayasasının bu süreçle ilgili muhakkak çözümler üretmesi gerekmektedir. Tıkanmanın ne olduğunun doğru şekilde tanımlanması, doğuracağı hukuki sonuçları ağırlığı karşısında belki de en hayati meseledir. Bu sebeple hangi şartlarda, ne kadar sürede karar alınamadığından tıkanma (deadlock) mekanizmasının işletileceği doğru şekilde tanımlanmalıdır.

Tarafların çözüme ulaşabilmeleri için öncelikle diyalog kanallarının açık olması gerekir. Bu yüzden aile anayasasının tıkanma (deadlock) durumunda tarafların yapılan tıkanma (deadlock) bildirimi üzerine öncelikle “dostane çözüm (amicable resolution)” yoluyla çözüme ulaşmalarını sağlayacak mekanizmalar öngörmesi tavsiye edilmektedir. Ancak durumun şirket için arz ettiği önem göz önüne alındığında bu yöntemin ilelebet sürmesi düşünülemeyeceğinden bir veya birkaç aylık bir sürede bitirilerek, uzlaşma sağlanamaması halinde uyuşmazlık çözüm zincirinin sonraki halkasına geçilmesi gerekmektedir.

Sonraki halka, çoğunlukla pay devrini sonuçlayacak hukuki süreçler olacaktır. Bu noktada uyuşmazlık taraflarından hangisinin, payını, kime, ne zaman, hangi şartlarda ve ne zaman satacağı, ödemenin nasıl yapılacağı, ilgili tarafın pay sahipliğinden ve eğer varsa şirketteki görevlerden ayrılmasının şartları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde serbestçe belirlenebilecektir. Bu noktada aile anayasasının pay satım sürecinde doğabilecek sorunlara cevap verecek şekilde dizayn edilmesi son derece büyük önemi haizdir. Kimin kime hangi zaman aralığından hangi teklifi yapabileceği ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir. Örneğin, pay değerinin belirlenmesi belki de en can alıcı nokta olduğundan, bu hususta değerleme şirketlerinden profesyonel destek alınması yerinde olacaktır.

Yapılan bu düzenlemelerin uygulanması noktasında en önemli problem tarafların borcu ifa etmemeleri, örneğin pay devrine yanaşmamaları halinde, aynen ifanın talep edilip edilemeyeceğidir. Tarafların sözleşmesel düzenlemelere uymamalarının onlar için maliyetini artırmak ve bu yönüyle borçları ifa etmeye yönlendirme için, cezai şart belirlenmesi yerinde olacaktır. Tıkanmanın (deadlock) şirkete daha fazla zarar vermemesi için, tahkim şartı getirilmesi hatta acil durum hakemi düzeninin benimsenmesi de yerinde olacaktır.

Saygılarımızla

Forensis Hukuk Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için bir hukuk bürosuyla bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz.                                  


[1] Bkz. AİLE VE ŞİRKET ANAYASASI HAKKINDA HUKUK BÜLTENİ, http://www.forensislaw.com/aile-ve-sirket-anayasasi.