STOKÇULUK, FAHİŞ FİYAT ARTIŞI VE HAKSIZ FİYAT DEĞERLENDİRME KURULU HAKKINDA

STOKÇULUK, FAHİŞ FİYAT ARTIŞI HAKSIZ FİYAT DEĞERLENDİRME KURULU HAKKINDA

STOKÇULUK, FAHİŞ FİYAT ARTIŞI

VE

HAKSIZ FİYAT DEĞERLENDİRME KURULU HAKKINDA

-HUKUK BÜLTENİ-

                                               BÜLTEN TARİHİ: 27.04.2020

I. GİRİŞ

7244 sayılı Yeni Koronavirüs (COVID-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 17.04.2020 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Her ne kadar kanun koyucu tarafından perakende işletmelerin açılış ve faaliyete geçiş işlemlerinin kolaylaştırılması, perakende ticaretin serbest piyasa ortamında etkin ve sürdürülebilir rekabet şartlarına göre yapılması, tüketicinin korunması, perakende işletmelerin dengeli bir şekilde büyüme ve gelişmesinin sağlanması ve perakende işletmelerin faaliyetleri ile bunların birbirleri, üretici ve tedarikçilerle ilişkilerinin düzenlenmesi amacı ile 6585 sayılı kanun düzenlenmiş ise de, özellikle son dönemde uygulamada ortaya çıkan bir takım problemler ve yeni ihtiyaçlara binaen 7244 sayılı kanunla 6585 sayılı kanunda yeni bir takım düzenlemeler yapılmıştır.

İlgili yeni kanun ile 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a (“PTDHK”) ek 1. madde eklenmiş ve ‘Cezai Hükümler’ başlıklı 18. maddede de ek 1. madde doğrultusunda değişiklik yapılmıştır.

Yeni kanunla perakende ticaretin yeniden düzenlenmesi, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarını engellemeye yönelik düzenlemeler yapmak amaçlanmıştır. Bu yönde gerektiğinde denetim ve incelemelerde bulunarak idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak amacıyla ‘Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’ düzenlenmiştir.

Bu yazıda öncelikle haksız fiyat değerlendirme kurulu ele alınacak, ardından yeni kanunla gelen yasaklı eylemler ile bu eylemleri gerçekleştirenlere yönelik uygulanacak cezalar belirtilecektir.

II. HAKSIZ FİYAT DEĞERLENDİRME KURULU

Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu 6585 sayılı kanuna eklenen “Fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu” başlıklı ek madde 1’in 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre; üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik düzenlemeler yapmak, gerektiğinde denetim ve incelemelerde bulunarak idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak amacıyla haksız fiyat değerlendirme kurulu oluşturulmuştur. Başkanlığı iç ticaret genel müdürü tarafından yürütülen kurul, kanunda belirtilen üyeleriyle birlikte toplamda 13 üyeden oluşmaktadır.

PTDHK m. 18’ de düzenlenen cezai yaptırımlar arasından, ilgili maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde öngörülen idari para cezalarını uygulama yetkisi haksız fiyat değerlendirme kuruluna aittir. Kanunun 18. maddesinde öngörülen diğer idari para cezalarını uygulama yetkisi ise Ticaret Bakanlığı’na aittir.

Toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alacak olan haksız fiyat değerlendirme kurulunda oyların eşit olması halinde ise başkanın oy kullandığı tarafın çoğunluğu sağladığı kabul edilecektir (PTDHK Ek madde 1/IV).

Yeni düzenleme ile gelen yasaklı eylemlerin neler olduğu ve haksız fiyat değerlendirme kurulu ile bakanlığın bu yasaklı eylemlere karşı uygulama yetkisi olan idari para cezalarının miktarları aşağıda ele alınacaktır.

III. YENİ KANUN İLE YASAKLANAN EYLEMLER VE UYGULANACAK CEZALAR

1. Üretici, Tedarikçi ve Perakende İşletmeler Tarafından Bir Mal veya Hizmetin Satış Fiyatında Fahiş Artış Yapılamaz.

Yeni kanun ile 6585 sayılı kanuna getirilen “Fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu” başlıklı ek madde 1’in 1. fıkrasındaÜretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamaz.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Aynı kanunun 18. maddesinde ilgili yasaklı eylemi gerçekleştirenlere karşı uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir;

PTDHK m.18/I-ı: “Bu kanunun Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere on bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar … idari para cezası verilir.”

2. Üretici, Tedarikçi ve Perakende İşletmeler Tarafından Piyasada Darlık Yaratıcı, Piyasa Dengesini ve Serbest Rekabeti Bozucu Faaliyetler ile Tüketicinin Mallara Ulaşmasını Engelleyici Faaliyetlerde Bulunulamaz.

Yeni kanun ile 6585 sayılı kanuna getirilen “Fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu” başlıklı ek madde 1’in 2. fıkrasındaÜretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamazşeklinde düzenleme yapılmıştır.

Aynı kanunun 18. maddesinde ilgili yasaklı eylemi gerçekleştirenlere karşı uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir;

PTDHK m.18/I-ı: “Bu kanunun Ek 1 inci maddesinin … ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere … elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.”

IV. SORUMLULUK DOĞURACAK DİĞER HALLER

Ticaret Bakanlığı’nca alınan tedbirlere uyulmaması ve haksız fiyat değerlendirme kurulu gibi denetime yetkili olanlarca istenilen defter, belge ve diğer kayıtlar ile bunlara ilişkin bilgilerin verilmemesi veya eksik verilmesi ya da denetim elemanlarının görevlerini yapmalarının engellenmesi hallerinde ilgili fiilleri işleyenlere iki bin Türk lirası idari para cezası uygulanacaktır (PTDHK m. 18/I-h).

Üst paragrafta bahse konu olan fiillerin büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme ve özel yetkili işletme tarafından işlenmesi halinde ilgili idari para cezasının beş katı (on bir Türk lirası), alışveriş merkezi tarafından işlenmesi halinde ise on katı (yirmi bin Türk lirası) uygulanacaktır (PTDHK m.18/II). Aynı kanunun m.18/V’e göre ise; belirtilen idari para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin bir takvim yılı içinde tekrarı halinde, her bir tekrar için iki katı idari para cezası uygulanacaktır.

Bahse konu idari para cezalarının, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekmektedir (PTDHK m.18/VI).

Ayrıca PTDHK m. 18/I’de “Diğer kanunlara göre daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde…” şeklinde düzenleme yapıldığına göre, somut olayda idari para cezasını gerektiren fiilin başka bir kanunda daha ağır bir cezayı gerektirmesi halinde daha ağır nitelikteki cezanın uygulanacağı unutulmamalıdır.

V. HAKSIZ FİYAT DEĞERLENDİRME KURULUNUN REKABET HUKUKUNA ETKİSİ

Fahiş fiyat uygulaması, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Rekabet Kanunu”) ‘Hakim Durumun Kötüye Kullanılması’ başlıklı 6. maddesinde halihazırda düzenlenmektedir. Hakim durum, belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü ifade etmektedir. Fahiş fiyat uygulaması bugüne kadar ilgili 6. maddenin ihlali sebebi ile de çeşitli rekabet kurulu kararlarına konu olmuştur. Ancak bugüne dek uygulamada ele alınan konu hakim durumda bulunan teşebbüsler ile sınırlı olmak üzere ortaya çıkmıştır. Nitekim Rekabet Kanunu, fahiş fiyat uygulanmaması sorumluluğunu yalnızca hakim durumdaki teşebbüsler açısından düzenlemiştir. 7244 sayılı kanun ise, teşebbüslerin pazardaki pozisyonundan bağımsız olarak tüm üretici, tedarikçi ve perakende işletmelere fahiş fiyattan kaçınma yönünde bir özen yükümlülüğü getirmektedir. Bu durum, hakim durumda olmayan kişilerin de fiyatlama yetkisinin azami fiyat bakımından denetim altına alınması anlamına gelecektir. Sonuç olarak; Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun, perakende sektöründe faaliyet gösterip fahiş fiyat uygulayan veya stokçuluk yapan teşebbüslere hakim durumda olup olmadıklarına bakılmaksızın yaptırım uygulayabileceği anlaşılmaktadır.

VI. FAHİŞ FİYAT VE STOKÇULUK UYGULAMALARININ HAKSIZ REKABET TEŞKİL EDİP ETMEYECEĞİ MESELESİ

Burada Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) “Haksız Rekabet” başlıklı dördüncü kısmı karşısında fahiş fiyat ve stokçuluk uygulamalarının haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği meselesine değinilecektir.

TTK m. 54/I: “Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.”

Bütün katılanların menfaatine olacak şekilde dürüst rekabeti sağlama amacı ile düzenlenen TTK’nın haksız rekabete ilişkin ilgili dördüncü kısmı karşısında, fahiş fiyat ve stokçuluk uygulamaları ile gerek müşteri menfaatlerinin olumsuz yönde etkilenmesi nedeniyle gerekse toplum sağlığının düzelmesini engellemeleri açısından kamu menfaatlerinin de büyük ölçüde olumsuz yönde etkilenmesi nedeniyle, dürüstlükten uzak bu faaliyetlerin haksız rekabet oluşturabileceğinden bahsetmek gerekir.

TTK m.54/II: Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.”

Gerek toplumda yaşanan kaygılardan yararlanarak bazı kişilerin/şirketlerin ürünlerde haksız fiyat artışı yapmasının dürüstlük kuralına aykırı düşeceği gerekse bir kısım ürünlerde stokçuluk uygulamasına gidilerek aslında müşterinin istifadesine sunmaya hazır ürünlerin var olmadığından bahisle gerçekleştirilen eylemlerin aldatıcı olması karşısında, bu eylemlerin haksız ve hukuka aykırı olacağını, haksız rekabetin amaç ve ilkesini düzenleyen TTK m. 54 doğrultusunda mesele ele alındığında da bu eylemlerin birer haksız rekabet teşkil edebileceğini belirtmek gerekir.

TTK m. 56/I’de haksız rekabet sebebiyle dava açabilecek kişiler ve dava türleri sayılmış, TTK m. 56/II’de “Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler …” ve TTK m. 56/III’te “Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler.” denilerek de dava açabilecek kişilerin kapsamı genişletilmiştir. Öyleyse, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü halinde, bu uygulamalar sebebiyle müşterilerin ve TTK m. 56/III kapsamında özellikle tüketici derneklerinin haksız rekabet sebebiyle ilgili davaları açmaları söz konusu olabilecektir. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun denetiminden geçmiş bir üretici, tedarikçi veya bir perakende işletme hakkında kurulca verilmiş olumlu/olumsuz bir kararın bahse konu davalarda mahkemeyi bağlayıcı olmayacağı açıktır. Ancak kanaatimizce kurul kararları mahkeme açısından kayda değer bir yol gösterici olabilecektir.

 

VII. SONUÇ

Özellikle son dönemde koronavirüs salgını sebebiyle toplumda yaşanan kaygılardan yararlanmak amacıyla bazı kişilerin/şirketlerin ürünlerde haksız fiyat artışı yaptıkları veya stokçuluk faaliyetlerine başladıkları kamuoyunca da malumdur. Daha çok tıbbi malzeme ve bir kısım gıda malzeme fiyatlarında yapılan fahiş fiyat artışı veya stokçuluk faaliyetleri nedeniyle yeni bir takım düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu yönde yapılan yeni düzenlemelerle yukarıda ele alınan bahse konu eylemler yasaklanmış, ilgili fiilleri gerçekleştirenler hakkında idari para cezaları öngörülmüştür. Yine aynı doğrultuda Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından “HFA-Bildirimi” uygulaması geliştirilmiş ve vatandaş bildirimleri ile haksız fiyat artış uygulamalarında bulunan kişilerin/şirketlerin tespiti kolaylaştırılmaya çalışılmıştır.

Yeni getirilen düzenleme ile kurulmuş olan ‘Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’ ilgili eylemlerin gerçekleşmemesi için gerekli tedbirleri alma ve piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunan teşebbüsleri denetleme, bu yönde eylemleri gerçekleştirenler hakkında idari para cezası uygulama yetkisine sahiptir.

Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun, perakende sektöründe faaliyet gösterip fahiş fiyat uygulayan veya stokçuluk yapan teşebbüslere rekabet hukuku bağlamında hakim durumda olup olmadıklarına bakılmaksızın yaptırım uygulaması mümkündür.

Kurulun inceleme kapsamına giren stokçuluk, fahiş fiyat uygulaması gibi hallerde haksız rekabet oluşması da mümkündür. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun denetiminden geçmiş bir üretici, tedarikçi veya bir perakende işletme hakkında kurulca verilmiş olumlu/olumsuz bir kararın bahse konu davalarda mahkemeyi bağlayıcı olmayacağı açıktır. Ancak Kurul kararları mahkeme açısından yol gösterici olabilecektir.

Saygılarımızla

Forensis Hukuk Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için bir hukuk bürosuyla bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz.