KAYIP-KAÇAK DAVALARINDA YARGILAMA GİDERLERİ

Kayıp-kaçak davalarında, davayı kaybeden tüketiciler yargılama giderleri ile yüzleşme durumunda kalmaktadır. Yargıtay, son kararında tüketicileri koruyarak, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar vermiştir.

KAYIP-KAÇAK DAVALARINDA YARGILAMA GİDERLERİ HAKKINDA

- HUKUK BÜLTENİ -

 

BÜLTEN NO: 18/05/30

I. GENEL AÇIKLAMALAR

 

Bir dönem tüketicilerin elektrik şirketlerinden para iadesi alma umuduyla açtıkları ancak daha sonra yapılan yasal düzenlemeler ve verilen Anayasa Mahkemesi (“AYM”) kararı (28.12.2017 T., 2016/150 E., 2017/179 K., 15 Şubat 2018 Tarihli ve 30333 Sayılı Resmî Gazete) ile akamete uğratılan kayıp-kaçak davalarında, davayı kaybeden tüketiciler bir de yargılama giderleri ile yüzleşme durumunda kalmaktadır. Bu Bülten’de kayıp-kaçak davalarında yargılama giderleri sorunu ve Yargıtay’ın konuyla ilgili verdiği güncel bir kararın değerlendirilmesi yapılacaktır.

 

II. KAYIP-KAÇAK DAVALARINDA YARGILAMA GİDERİ

 

Kayıp-kaçak iadesi davalarının pek çoğunda, AYM’nin kararı beklenmekteydi. EPK EK Madde 20’nin iptal edilmemesi üzerine, EPDK tarifelerine uygun olarak tüketicilerden tahsil edilen kayıp-kaçak bedellerinin iade talepleri reddedilmektedir. Böylece elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak bedellerini bir maliyet kalemi olarak faturalara yansıtmaya devam etmelerinin önünde hiçbir engel kalmamıştır.

Bu bağlamda, tüketiciler açısından en büyük tehlike, kayıp-kaçak bedelini iade alamadıkları gibi, davaların reddi ile yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti ödemek durumunda kalmaktır. Ancak bu noktada Yargıtay’ın tüketicileri koruyucu yaklaşımla verdiği kararlar bulunmaktadır. Bu kararlara göre, davanın başlangıcında haklı olan, ancak geriye yürüyen bir kanun değişikliği ile haksız duruma düşen tüketicilerin yargılama giderlerinden sorumlu olması mümkün olmamalı, yargılama giderleri davalıya yükletilmeli, ayrıca tüketici yararına maktu vekâlet ücreti takdir edilmelidir. (Yarg. 3. HD., 2017/16363 E., 2017/16257 K. sayılı kararı). Ancak yine de bu noktada bir müstakar uygulama yahut kanuni düzenleme olmadığından tüketicilerin hukuki güvenliklerinin sağlanabildiğini söylemek güçtür. Zira Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 2017/2602 Esas ve 2017/2712 Karar sayılı kararında geriye etkili yasal düzenleme ile davanın konusuz kalmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle davacı veya davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderinin davası reddolunan davacı üzerinde bırakılması yönünde karar verilmiştir.

Son olarak, Yargıtay 3. HD., 19.02.2018 T., 2017/17261 E., 2018/1308 K. nolu kararında konuyu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz istemi üzerine incelemiştir. Yargıtay 3. HD.’e göre,

“Yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla geçmişe etkili yasa nedeniyle davaya konu Tüketici Hakem Heyeti Kararı iptalden kurtulmuştur.

Bu hallerde ise dava açıldığı zamanda hangi tarafın haksız olduğu tesbit edilmeli ve o tarafın yargılama giderlerine (ve bu giderlerden olan vekalet ücretine de) mahkum edilmesi gerekir.

Eldeki davada; davacı, davanın açıldığı zamandaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Davanın açıldığı anda red kararına dayanak olan 6719 sayılı kanun ile 6446 Sayılı Kanundaki değişiklikler yapılmamış ve henüz yürürlüğe girmemiş olup, dava tarihi itibariyle davacının davayı açmasında haklı olduğu, davanın açılması sonrasındaki kanun değişikliği nedeniyle mahkemenin davacı aleyhine karar verdiği dikkate alınarak davacı yararına maktu vekalet ücreti ile davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.”

Görüldüğü üzere Yargıtay, tüketicileri koruyan bir yorum yaparak, davaların reddedilmesine sebep olan yasal düzenlemelerin yarattığı adaletsizliği, yargılama giderleri bakımından da olsa gidermeye çalışmıştır. Bu kararın, giderek bir içtihat halini alması hukuki güvenlik bakımından yerine olacaktır.

Saygılarımızla

Forensis Hukuk Bürosu

 

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için Büromuzla bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz.

Bülteni PDF formatında indirmek için tıklayınız.